Yıldızları Barışmayan Kemal Kılıçdaroğlu ve Muharrem İnce’nin 20 Senelik Hikayesini Ne Kadar Biliyorsunuz?

Bugün iki siyasi rakip olan İnce ve Kılıçdaroğlu; çok uzun kah beraber kah rakip olarak  birlikte yürümüş iki isimdi. Tüm gözler Kemal Kılıçdaroğlu – Muharrem İnce görüşmesine çevrildi. Herkesin aklında aynı soru var: Muharrem İnce adaylıktan çekilecek mi? Görüşmede neler konuşulacak? 

Tüm bu soruların yanıt bulmasını beklerken Kemal Kılıçdaroğlu ve Muharrem İnce’nin siyasi yaşamlarında bir yolculuk yapmaya ne dersiniz?

Bilkent ODEON’un sağ üst köşesindeki karanlık izbe bölgede, boynunda “Yalova Delegesi” yazan bir kartla, meydanlarda milyonları toplamış bir Cumhurbaşkanı adayı; yalnız, sessiz, mahzun ve küskün oturuyordu.

15 milyondan fazla insanın oyunu almış bir Cumhurbaşkanı adayının, kendi partisinin kurultayında, alelade bir delegenin ötesinde muamele görmemesi ise; uzun soluklu, yıpratıcı bir hikâyenin izlerini taşıyordu.

Oysa hikayenin en başına döndüğümüzde, Muharrem İnce de Kemal Kılıçdaroğlu da 3 Kasım 2002’de Parlamento’ya birlikte girmişlerdi.

Kılıçdaroğlu bürokrasiden, İnce ise parti örgütlerinden geliyordu. Her iki isim de partide hızlıca sivrildi. İnce, hitabetiyle; Kılıçdaroğlu ise çalışkanlığı ile tanınırlığını artırdı.

2007 seçimleri sonrası her iki isim de CHP’nin TBMM grup başkanvekili oldu. Meclis genel kurulunda birlikte omuz omuza çalıştılar.

Kaset Olayı sonrası genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile de uyumlu bir görüntü çizen İnce; Parti’nin değişen çizgisine aldırmadan Meclis’te fırtına gibi esmeyi sürdürdü.

Popülaritesini günden güne yükselten İnce’nin CHP genel başkanlığı için adı geçmesi uzun sürmedi. 

2014 Cumhurbaşkanlığı Seçimi’ndeki Ekmelleddin vakasının ardından ilk kez liderlik iddiasını ortaya koydu ve Kılıçdaroğlu’nun karşısında aday oldu.

Hatırı sayılır oy aldı.

İnce’nin Kılıçdaroğlu’na bayrak açtığı 2014 yılı bir milattı. O günden sonra bir daha ilişkileri hiç eskisi gibi olmayacak, İnce her daim partideki muhalif safların temsilcisi gibi gözükecekti.

2018 yılı geldi… 

Gündemin birinci maddesi 24 Haziran 2018 seçiminde Erdoğan’ın rakibi olacak adayın/ adayların kim olacağıydı. 

Kemal Kılıçdaroğlu, 2014’te uyguladığı “çatı aday” formülünü tekrarlamak istiyordu. 

Aklındaki isim ise önceki Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’dü.

Ancak Meral Akşener’in direnmesiyle Kılıçdaroğlu’nun projesi akamete uğradı.

Gül’ün adaylık ihtimali medyaya yansıdı, Muharrem İnce de bir açıklama yaparak “Gül’ün CHP’den adaylığının kabul edilemez” olduğunu söyledi.

Kemal Kılıçdaroğlu, hiç kuşkusuz öfkeliydi. 

Parti lideri olarak, kafasındaki planı hayata geçirememiş, Akşener’in direnişi ve konunun medyaya sirayet etmesiyle istediğini gerçekleştirememişti. 

Ancak herkesin bir hesabı olduğu gibi Kemal Bey’in de bir hesabı vardı.

Seçimlerin birinci turunda, çatı aday formülü rafa kalkınca, tüm partilerin kendi adaylarını çıkartacağı iklim oluştu. Erdoğan, Akşener, Karamollaoğlu ve Demirtaş kendi partilerinden aday oldular.

Kılıçdaroğlu ise müzmin muhalifi İnce’yi CHP’nin CB adayı ilan etti.

Kılıçdaroğlu kurt bir siyasetçiydi. Sakin ve ılımlı profilinin arkasında “ince” bir zekası vardı.

Belki de bu süreç, CHP’nin Muharrem İnce “tehdidinden” sonsuza kadar kurtulması için bir fırsattı…

CHP’nin adayı Muharrem İnce, adeta ömrü boyunca böyle bir fırsatı bekliyormuş gibi iştahla 2018 seçim kampanyasına asıldı. 

Kısa zaman içinde seçim süreci, Erdoğan ve İnce’nin rekabetine dönüştü.

CHP tabanı çok uzun zamandır Erdoğan’ın meydanlardaki mutlak dominasyonuna maruz kalıyordu. 

Muharrem İnce; üslubu, tarzı ve konuşma kabiliyetiyle Erdoğan’a daha çok benzeyen bir profildi.

İnce, miting meydanlarında coştukça coştu. Haziran ayı gelip seçimin ateşi ülkeyi sardığında CHP seçmeni ciddi ciddi seçimi kazanacaklarına inanmaya başlamıştı.

Muharrem İnce, Erdoğan’ın diliyle konuşuyor, Erdoğan’a, Erdoğan’ın tarzıyla yanıtlar veriyordu. 

İnce’nin bu tarzı, muhalif seçmenin hoşuna gidiyordu.

Seçimin son günlerinde, Muharrem İnce iyiden iyiye çıtayı yükseltti. 

İnce’nin Ankara, İzmir ve İstanbul mitinglerine yüz binlerce insan katıldı. 

CHP seçmeninde resmen zafer havası esiyordu. Meydanlardaki kalabalık herkesi etkilemişti.

24 Haziran 2018 günü gelip çattı. Türkiye sandık başındaydı. Muhalif medya ve seçmenler; Erdoğan’ın ilk turda %50 oyu alamayacağına, Erdoğan ve İnce’nin ikinci tura kalacağına inandılar.

Kampanyanın başında İnce’ye burun kıvıran herkes, kampanya sonunda İnce’nin İstanbul/ Maltepe’deki mitingine katılmak için iş yerlerinden izin aldılar, okullarını astılar. 

Meydanlar herkesi büyülemişti…

Sandıklar açılmaya başladığında ise herkes bir Türkiye gerçeğiyle tekrardan yüzleşti. 

Meydanların coşkusu meydanlarda kalmış, Erdoğan’ın oyları %50’inin üstüne çıkmıştı. 

Muhalefet sonuçlara inanamıyordu, herkes Muharrem İnce’den açıklama beklemeye başladı.

Saatler geçiyor; açılan sandıklar çoğalıyor, Erdoğan’ın oyu düşmüyordu. 

Muhalefetten de İnce’den de dişe dokunur hiçbir açıklama gelmedikçe insanların asabı  bozuluyordu. 

Daha birkaç gün önce, meydanlarda milyonları coşturup “seçimi kazanacağız” diyen adam ortada yoktu.

İnce’ye oy veren milyonlarca insanın sinir krizi geçirdiği dakikalarda, asıl infiale sebep olacak açıklamayı İnce değil gazeteci İsmail Küçükkaya yaptı.

Küçükkaya, canlı yayında İnce’nin “Adam Kazandı” mesajını tüm Türkiye’nin yüzüne söyledi.

Muharrem İnce ortada yoktu ama mesajı vardı. 

Kendisinden açıklama bekleyen milyonlar kendilerini kandırılmış gibi hissediyorlardı. 

Muharrem İnce, meydanlarda topladığı sempati rüzgarını birkaç saat içinde yok etti.

Netice itibariyle, atı alan Üsküdar’ı geçti, ilk turda %52’ye yakın oy alan Erdoğan, yeniden Cumhurbaşkanı seçildi. 

Türkiye’nin bir bölümü zafer şarkıları söylerken, diğer bölümünde öfke ve hüzün hakimdi.

nce’nin o gece neler yaptığı hep muallakta kaldı. 

Kimileri CHP Genel Merkezi’nin İnce’ye bilgi vermediğini; kimileri ise İnce’nin o gece yoğun şekilde alkol tükettiği için açıklama yapamadığını dile getiriyordu.

Olan olmuştu. Türkiye, yeni sisteme de Erdoğan ile uyandı.

Seçimler bitmiş ama tartışmalar bitmemişti. Muharrem İnce, her şeye rağmen, çok başarılı bir kampanya süreci geçirdiğine inanıyor, yeni dönemde CHP Genel Başkanı olarak muhalefeti sürdürmek istiyordu.

Bu amaç doğrultusunda, Kılıçdaroğlu’na çağrı yaptı.

Ancak Kemal Bey, İnce’nin genel başkanlığına yeşil ışık yakmadı. Partiyi olağanüstü kurultaya götürmeyeceğini, muhalefetin isterse imza toplayabileceğini duyurdu. 

Bunun üzerine İnce cephesi, delegelerden olağanüstü kurultay için imza toplamaya başladı.

Cumhurbaşkanlığı seçimleri savaşı bitmiş, CHP içinde yeni bir savaş başlamıştı. 

İnce’nin ekibi olağanüstü kurultay için gerekli olan imza sayısına çok yaklaştı. 

Ancak kılpayı da olsa, Genel Merkez yeterli sayıda imzayı toplatmamayı başardı.

Kemal Bey yine direkten dönmüştü. 

Eğer yeterli sayıda imza toplanıp olağanüstü kurultaya gidilseydi, ki buna çok yaklaşılmıştı, Muharrem İnce için uzun yıllardır hayalini kurduğu CHP Genel Başkanlığı hayali gerçeğe dönüşebilirdi. 

Ama olmadı.

Şimdi Kılıçdaroğlu’nun önünde son bir şans daha vardı. Eğer Mart 2019’daki yerel seçimlerden iyi bir netice çıkarabilirse, o zaman partideki konumunu tekrar güçlendirebilir; Muharrem İnce ve ekinini de sonsuza kadar tasfiye edebilirdi.

Mart 2019 Seçimleri, Gandi Kemal’in son kumarıydı. 

Alınacak başarısız bir neticede artık liderlikte tutunabilmesi asla mümkün olamazdı. 

Olağanüstü kurultayı gerçekleştirip liderliği eline geçirmeyi başaramayan Muharrem İnce de Mart ayını beklemeye koyuldu.

Kemal Bey bu sefer hata yapmadı. 

Son kumarını kazandı. 

İYİ Parti ile resmî, HDP ile örtülü ittifak yapan CHP; Yerel Seçimlerde Ankara, İstanbul, İzmir, Antalya, Adana, Mersin gibi en kritik şehirleri kazanmayı başardı.

31 Mart Seçimleri sonrasındaki süreç, Kılıçdaroğlu’na can suyu olmuş, Muharrem İnce’yi ise dairenin dışına itmişti. 2018 Haziran’ında Türkiye’nin en popüler isimlerden olan İnce; Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın yükselen yıldızlarının altında sessizliğe gömüldü.

Koltuğunu yeniden sağlama alan Kılıçdaroğlu ise 2018 yılında toplatmadığı kurultayı, 2020 Temmuz’unda Bilkent ODEON’da topladı. 

İstanbul ve Ankara fatihi Kılıçdaroğlu, bu kurultayda hiç olmadığı kadar konforlu hiç hissetmediği kadar rahattı.

İki sene önce partinin Cumhurbaşkanı adayı olan Muharrem İnce’ye ise protokolde yer ayrılmadı. 

Kurultaya katılan İnce, sağ arka bölümde Yalova Delegeleri ile birlikte oturdu. 

Kemal Bey, intikamını fena almıştı.

Bu kurultay sonrası CHP içinde iyiden iyiye gücünü yitiren eski Cumhurbaşkanı adayı, kısa bir zaman sonra partiden ayrılarak Memleket Partisi’ni kurdu.

2018 Seçim sürecinde, CHP genel merkezinin kendisini sırtından hançerlediğini düşündüğünü pek çok defa ifade etti.

Muharrem İnce için yeniden bir aktör olma vakti ise 2023 Seçimleri sürecinde ayağının ucuna geldi.

Kılıçdaroğlu’nun etrafında birleşmeyi redddererek kendisi cumhurbaşkanı adayı olan İnce, bir taraftan muhalif kamuoyundan gelen ‘çekil’ baskılarına karşı direnmeye çalışıyor; diğer taraftan iddialı açıklamalarını sürdürüyor. 

Tüm bu yaşananların ardından Kılıçdaroğlu ile İnce, uzun zaman sonra görüşecekler… 

Bakalım iki isim arasındaki hikayenin yeni sayfalarında neler yazılacak?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir